Showing posts with label Iceland. Show all posts
Showing posts with label Iceland. Show all posts

Wednesday, 15 July 2015

ICELAND MAPS IZLANDA HARITASI




































IZLANDA HAKKINDA KISA KISA

Rejkjavik'de yerleşim şehrin dışına dağılmış, şehre 10-20 km uzaklıkta birbirinden tek tek uzakta evlerde yaşıyo insanlar. bu kişi de gece alemlere akacak rejkjavik'de, evin önünden geçen yola çıkıyo, otostop çekiyo. makam otosuyla izlanda başbakanı duruyo, bizimki arkaya başbakanın yanına oturuyo. sohbet ediyolar felan, sonra başbakan arkadaşı gideceği gece klübünün kapısına bırakıyo falan.
Ayrica efsane haline gelmis olan bir bjork hikayesi var. Bjork konserini St Petersbourg’da dinleyip hoslanmamis biri olarak yaziyorum. Bjork konserler felan derken, uzun bi süreden sonra izlanda'ya geliyo. havaalanında taksiye biniyo. "hoşgeldin" diyor taksici. "aa, hoşbulduk amca" diyor bjork. "anneanneni aramıyomuşsun, daha sık aramalısın..." diyor taksici. Bjork utanıyor.
Ulkede McDonalds bulup ucuza yemek yiyecegiz diye bir dert edinmeye gerek yok. Son kriz zamani McDonalds ülkedeki 3 restoranını da (3'ü de reykjavik'de) bir hafta içinde kapatarak izlanda'dan tamamen çekilmis dediler. Soyleyenin yalancisiyiz.
20 yıl öncesine kadar evcil hayvan olarak köpek sahibi olmak yasakmis ama su anda bile kopek sahibi olmak cok zor.

Iceland ismini norvecli bir denizcinin adaya gelmeden buyuk bir buz yigini gormesi sonucu almis. Ilk yerlesimciler kimilerine gore cogunlukla irlandadan gelen ve sessizlik arayan papar adli kesisler. sonradan norvecli denizcilerin ada hakkinda bildiklerini norvec de anlatmalari sonucu ulkeden buraya cogunlukla erkek denizciler akin etmis. ilk yerlesimci ingólfr arnarson. Rivayeto ki erkek denizciler bolca irlandaya dadanip kendilerine buradan 'es' almislar(kacirmislar). son zamanlara da yapilan genetik bir arastirma sonucu erkeklerin atalarinin yuzde sekseni norvecli iken kadinlarin yuzde altmisi kelt kokenli. Dolayisi ile viking kelt karisimi bir kulturu var adanin. Ilk yerlesimciler yaptiklari hersey sagalar halinde book of settlement ta toplamislar. kullandiklari dil eski viking diline en yakin dil oldugu icin ve norvecin onde gelenleri ilk yerlesimciler oldugundan iskandinav ulkelerin tarafindan genelde saygi ile karsilaniyorlar izlandalilar.
Izlanda tam bir mini dunya, yanardağları, buzulları, şelaleleri, volkanik çölleri, gayzerleri, fiyortlarıile mini bir dünya. İzlanda’nın 321,857 kişilik toplam nüfusunun neredeyse yarısı başkent Reykjavik’te (1) yaşıyor. Adanın güneybatısındaki bu liman şehri iki katlı küçük evlerden oluşuyor. Yaz aylarında gündüz süresinin 24 saati bulduğu ülkede, kışın neredeyse hiç güneş doğmuyor. Ayrıca sürekli denizden gelen sert bir rüzgar var. Dolayısıyla evler iki katlı inşa edimiş. Reykjavik’teki en yüksek yapı bir kilise. Lüteryan kilisesi olan Hallgrímskirkja, şehrin hemen hemen her yerinden kolaylıkla görülebiliyor. İzlanda için sıradan bir doğa olayı olan bazalt akıntılar, kilisenin dış görünüşüne de ilham kaynağı olmuş. Gördüğüm en sade kilise olan Hallgrímskirkja, 1986 yılında tamamlanmış. İçinde ve dışında inanılmaz bir sadelik ve uyum var. Kilisenin alamet-i farikası ise 5275 boru kullanılarak inşa edilen ve 25 ton ağırlığındaki orgu. Hallgrímskirkja’da yaşayacağınız müzik keyfini, başka hiçbir yerde yaşayamayacağınıza emin olabilirsiniz.
Yürürken pek fazla insanla karşılaşmayacağınız, rahatlıkla istediğiniz saatte gezebileceğiniz bir şehir Reykjavik. Gündüzleri sokaklar ıssız gibi görünse de, geceleri de şaşırtacak şekilde kalabalık oluyor. Şehrin merkezindeki evler çoğunlukla konukevi (guest house) ve pansiyon. Reykjavik’te yaşayan insanlar şehrin dışında yaşıyorlar. Ancak en uzak mesafe araba ile on dakika sürüyor. Reykjavik’te her adım başı bir hediyelik eşya dükkanı var. Buradan alınabilecek en iyi hediye ise İzlanda koyunlarının yünü ile örülmüş bir kazak.

İzlanda benzeri olmayan bir ülkedir. Ülkenin sadece güney sahilleri bitki yetiştirmeye elverisli olduğu için çiftliklerin büyük bir çoğunluğunun tercihi burada yaşamaktır. İç kesimler özellikle kış döneminde, terk edilmiş ve insan yaşamına kapalı vaziyettedir. Nüfusun büyük çoğunluğu, 262.000 kişilik Başkent Reykjavik'te yaşamaktadır Volkanik bir ada olan İzlanda'da, ahşap gibi doğal inşa ürünleri bulunmamaktadır Ülkede çok az taş bina olduğu gibibina çatıları genelde demir malzemeden inşa edilmiştir. Izlanda hala doğa güçlerinin etkisi altında şekillenmekte ve konumu sonucu ikiye bölünmektedir. İzlanda, orta Atlantik çizgisi olarak da bilinen bir deniz altı kırığı üzerinde bulunur. Bu kırık İskoçya ve Grönlandı ikiye ayırıp ani patlamalara neden oldukça daha da gerginleşmektedir. Orta Atlantik kırığı nedeniyle meydana gelen patlamalar, 896 yılındaki Eldgja ve 1783 yılındaki Laki'deki yanardağı patlamalarını da içerir.
Atlantik Okyonusu'ndaki açılma 180 yıl önce başlarken, Grönland, iskoçya'dan 60 milyon yıl önce ayrılmaya başladı ve bu olay, Kuzeybatı İskoçya ve Kuzeydoğu İzlanda'daki Tertiary volkonik bölgelerinin oluşumuna neden oldu. İzlanda'daki en yaşlı kaya oluşumu60 milyon yaşından daha genç olup, adanın gelişimi hala devam etmektedir. O günden bugüne, volkanik yarıklarda meydana gelen patlamalarda oluşan lav tabakaları birikerek bugünkü volkanik dağ yapılarının temelini oluşturmuştur.
Volkanik aktivitelerin işaretleri her yerde görülebilir; Hekla gibi büyük volkanlar (son büyük patlama 1947'de gerçekleşmiş, 1991 ve 2000'de daha küçük çaplı patlamalar meydana gelmiştir) ve görülmeye değer volkanik göl ve sıcak su kaynakları bunun örnekleridir. Bu sıcak su kaynakları, sülfür bazlısıcak çamur havuzlarından başlayıp berrak su, turkuaz silisyum gayzer ve pınarlarını da içine alan geniş bir yelpaze sunar. Stori Geysir (Büyük Gayzer) artık eskisi gibi aktif olmasa da, ismini bütün bu su kaynaklarına vermiştir ve halen faliyete geçtiği zaman görülmeye değer güzellik sunmaktadır. Sıcak su kaynakları, İzlanda'nın jeolojik mirasıdır ve değeri uzun süredir bilinmektedir.Başkent Reykjavik'teki tüm binalar, şehrin üzerine kurulu bulunduğu yeraltı su kaynağı kullanılarak ısıtılmaktadır. İzlanda'nın sıcak yeraltı kaynaklarına karşın ada, son buzul çağında bir buz örtüsü ile kaplıydı. Bu yapıdan arta kalanlar ülkede halen küçük buzullar ve buzul başlıkları olarak görülebilir. Adanın 102.797 kilometresiveya başka bir deyişle %11,5'i buzullar ve buzul başlıklarından oluşmuştur.
İzlanda'nın güneybatısındaki Vatnajökull,birçok jeotermal kaynağı da içine alan en büyük buzul başlığıdır. Bunlardan birisi, yüzeyi çoğunlukla donmuş toprak ile kaplı olan Grimsvötn Gölü'dür. Bunun yanında Jökulsa Fjörllurn Nehri'nin kaynağını oluşturansu akıntıları da Vatnajökull'un kuzey kesiminde bulunur. Bu nehri oluşturan sıcak su akuntılarının Grimsvötn Gölü'nde açtığı baca boyunnca seyahat eden araştırmacılar, 1983 yılında, Kuzey Atlantik Okyonusu'na ulaşmıştır.

IZLANDA ICIN FARKLI LINKLER

IZLANDA’DA NE YENIR

Rejkavik sokaklarinda gezerken hicbir yerde olmadigini tahmin ettigim bir yemek kokusu insanin burnunu rahatsiz ediyor, denemekte fayda var, kopekbaligi (kanadi) corbasi. Detay vermeyeyim, deneyin demistim, yok detay da olsun:)
hakarl: bir tur fermente olmus kopekbaligi eti. uzzzzzzzzaaaaaaaaaak durun. tadi amanyokli et gibi. kokusu temizlik malzemesi gibi. hayatimizda

Deniz urunleri, koyun eti oldukca yaygin ve lezzetli. izlanda yurtdisindan et ithal etmeyi engellemek icin her turlu kanunu koymus. bu hem yerli ciftciyi koruyor hem de eski yontemlerle yetisen koyunlarin etini her yerden daha lezzetli kiliyor. restoranlar cok pahali o yuzden aksam yemekeri icin mutfagi olan bir hostel ya da otel ayarlamak sart. ama bir kere olsun bir balik restoraninda yerel baliklar (balina olmak zorunda degil) denenebilir. Biz malzemeleri bile baska ulkelerden getirdik, boylelikle daha ucuza geldi. Ulkede tarim olmadigi icin, sebze meyve yok, hersey dondurulmusa yakin sekilde. Haliyle siz de yemeginizi yaninizda getirin, sadece ihtiyaciniz olanlari alirsiniz.

IZLANDA’DA KONAKLAMA OTEL HOSTEL

Oteller sayica az ve odalar pahali ama yine de ciftler icin en ideal konaklama, bazen hostel fiyatina 2 veya 3 kisi kalmada benzer fiyatlar yakalanabiliyor. Diger bir alternatif kesinlikle Airbnb. Burada da hemen her bolgede kiralik oda ve ev mevcut ama couchsurfing imkanlari sinirliydi biz gittigimiz zaman. En ucuz alternatif hostel’ler ama kesinlikle hostelleri onceden rezerve etmeniz gerekiyor. Kafama gore giderim, istedigim yere kamp atarim diye dusunenlerin yolu tabii ki acik olsun, ama pek oyle bir ihtimalin olmadigi bir ulke. Izlanda aslinda oldukca pahali bir ulke olmasina ragmen eger istenirse cok ucuza kalinabilecek yerler bulmak mumkun. ozellikle bazi hosteller uyku tulumunuz  ve carsaf gibi bir cover’iniz varsa cok uygun fiyata yatak kullanimina izin veriyorlar. fiyatlari gormek icin.

http://www.hostel.is/

Hostel haritasina bakinca, butun hostellerin esit olarak adanin etrafina dagildigini fark edeceksiniz. Bu hostellerin doluluk orani cok yukselince, bunlarin bahcesine cadir kurmak da bir alternatif.
En son alternatif de arabada uyurmak.

IZLANDA GEZISI Day4 - 20130818 - Sun



Hostel’imiz issizligin ortasinda ama tika basa dolu bir hostel.

Snaefellsness: jules verne'nin dunyanin merkezine yolculuk adli romaninin basladigi yer. biz buraya otelden yaklasik 3 saatlik araba yolculugu ile vardik. burasi adanin batisinda yarimada seklinde bir cikinti. buraya turistler genelde balina gozlemek icin bot turlari snaefellsjokul ve hellnar icin geliyorlar.

Hellnar: ilk duragimiz arnastapide arabayi park etmek bu kucuk kasabayi gormek icin kiyi serdindeki kayaliklarda yaklasik kirkbes dakikalik bir yuruyus yapmak gerekiyor. yol boyunca degisik sekilde kayalar gormek mumkun . ilginc olani ise kasaba sakinlerinin bu ecis bucus kayalara isim vermeleri(kayalarin onunde isimlerini yazmislar troll kayalari gibi). bu kasabanin ozelligi ise okult bilim (bilim demek ne kadar dogru bilmiyorum) ile ugrasanlara wicanlar ve turlu herbalistleri her sene bir sanirim nisan ayinda burada toplaniyor olmasi. onlara gore snaefellsjokull'un (snaefells ) gizemli bir gucu var ve bu guc bu toplnatilar sonucu onlara geciyor.

Snaefellsjokul : jokul izlanda dilinde buzul anlamina geliyor. hellnardan bir kismi gorunuyor. ama acikcasi bizim kiyafetlerimiz buzullarda bir tur icin uygun degildi.

Stykkisholmur: burasi ufak bir balikci kasabasi. ozelligi ise balina izleme turlari icin gemiler buradan kalkiyor. balikci kasabasi oldugu icin ufak sevimli ve (nispeten uygun fiyatli) balikci restorantlari bulmak mumkun ve hatta balina eti denemek de mumkun.(gorunusu kirmizi ete benziyor tadi balik ve pismis ciger arasi). onerebilecegim restoran fimm fiskar. ayrica kilisesi de gormeye deger bir diger futristik kilise.

Aksam 4 gunluk turumuzun sonunda ilk gece konakladigimiz hostel’e geri donuyoruz. Toplam 1.250km gibi bir mesafe yaptik 4 gunde ama gorduklerimiz icin degerdi.

IZLANDA GEZISI Day3 - 20130817 - Sat





Hostel’deki sabah kahvaltisinin ardindan bugunku rotamiz hala daha kuzeye dogru:

Hraunhafnartangi - Artic Circle: Tas atmak icin :-) 3 km from the Arctic Circle - Hraunhafnartangi
Asbyrgi: Tjörnes Yarımadasından dolaşarak Myvatn Gölünün kuzeyindeki Jökulsargljufur Ulusal Parkında bulunan, zengin bir bitki örtüsüne sahip olup çok sayıda kuşda barındıran, nal şeklindeki Asbyrgi kanyonu gezisi. Nal şekli, efsaneye göre “saga” denilen İskandinav mitolojisinin en büyük tanrısı Odin’in sekiz bacaklı sihirli atı Sleipnir’in toynak izidir.

Nordausturvegur (Hraunhafnartangi) : Burasi ulkenin en kuzey yeri, Arctic Circle’a tas atimi mesafesinde ama cok keyifli bir deneyim eger yaninizda gps’iniz varsa. 66 33’e dogru yaklasmak surekli bambaska bir duygu. Yol bozuk, bir yerden sonra arabayi park edip 1 saat’e yakin yurumek gerekiyor, deniz fenerine dogru. Sonra da kuzeye dogru bir tas atmak


Godafoss: Akureyri’den Jökulsargljufur Ulusal Parkı’na, bir kaldera da barındıran Krafla volkanik bölgesine, doğu fiyortlarına, Tanrıların Çavlanı olarak bilinen Godafoss’a. 

Dettifoss: Avrupa’nın en güçlü çavlanı / en güçlü şelalesi Detifoss da bu muhteşem coğrafyadaydı. Buzul sularının beslediği nehir 100 metre genişliğinde, 45 metre yükseklikten bir şelale oluşturmuştu. Manzara ağzımızı açık bırakacak kadar görkemliydi.

Myvatn Gölü: Buraya ne yazik ki gidemedik. Kravla Yanardağı’nın yakınındaki Myvatn Gölü’ne gittik. Bu sığ göl, yeraltı sularının sağladığı farklı iklim sayesinde bir çok kuş ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Göl çevresindeki Dimmuborgir siyah taş oluşumları

Hverfell: Myvatn Golu yanindaki, 2.500 yıl öncesinde oluşmuş eski krater Hverfell, Nameskard fokurdayan çamurları oldukça heyecanlandırıcı. Hverfell Krater’ine yürüyerek çıkış en az 20 dakikamızı alacak.

Egilsstadir: Egilsstadir'de orman, sasirtici bir deneyim 

Stödvafjördur: Mineraller Müzesi gezileri de oldukça şaşırtıcı.Stödvarfjordur kasabasına varınca, bu bölgede bulunan olağanüstü taş ve minerallerin sergilendiği özel Petra Müzesi gezisi.

Goðafoss: Myvatn Golu'nden Akureyri'ye giderken ana yoldan 10 dakika saparak bizi Goðafoss’a vardik.30 metre genişliği ve 12 metre yüksekliği olan bu şelalenin Türkçe’deki anlamı “Tanrıların Şelalesi”.

Askja: 4X4’umuz olmadigi icin ne yazik ki gidemedigimiz yer. Yoldan uzak ama Askja ve yakınlarındaki arazi volkanik yapısı, kumları ve dayanıksız toprağıyla ay yüzeyine benziyordu. Bu nedenle astronot Neil Armstrong aya iniş provasını burada yapmıştı.
Akureyri: Kilisesi ve botanik bahçesi ile ünlü Akureyri İzlanda’nın kuzeyini gezmede bir başlangıç yeri. Özellikle Husavik’ten başlayan balina izleme turları için.

 Aksam icin kaldigimiz hostel detaylari asagida:
Hostel Saeberg
**Address**: Sæberg / Reykjaskóli /Hrútafjörður  / Phone: +354 894-5504 / E-mail: saeberg@hostel.is
**Dates** Check-in: 17/08/13 / Check-out: 18/08/13 / Nights: 1
**Summary** Room details: 3 Bed(s) in Dorm, mixed accommodation (coed) s / Subtotal: 8400.00 ISK

IZLANDA GEZISI Day2 - 20130816 - Fri



Hostel’de kahvalti fiyati yine benzer fiyat: p.p. 9€ -1.800ISK (istege bagli)
Biz market malzemeleri ile kahvalti yaptiktan sonra yola cikiyoruz, bugunku programda cok yogun:

Vik: Adanin en guney ucu her an yagmur alan kucuk kasabasi. Kiyisinda troll kayaliklari adini verdikleri gene ecis bucus kayaliklari gormek mumkun. hava hep yagmurlu ve kasvetli olunca bu kayaliklar cidden insana urkunc geliyor ve neden troll kayaliklari adini aldiklarini anliyorsunuz. 291 kişi yaşadığı küçük bir sahil kasabası,Vik. Kilometrelerce uzanan siyah bir kumsalı var. Ancak denizi çok hırçın olduğu için zaman içinde hayatlarına kaybeden onlarca denizci için dikilmiş bir anıt bulunuyor. Reykjavik ile Vik arası 180 kilometre.
Bugunku ilk ziyaret edecegimiz yer, pek de fazla bilgimizin olmadigi ama kaldigimiz hostel’de mutlaka gorun dedikleri uzun bir sahil. Fotograflar asagida siz karar verin, deger mi 



Skaftafell dogal parki ve vatnajokull: vikden ana yoldan 2 saat doguya dogru yol aldiginizda onunuze skaftafell dogal parki cikiyor. burasi ozelikle treking severler icin sahane bir alan. giristen haritalari alip gideceginiz rotayi beliliyorsunuz ve sahane manzara esliginde tirmanmaya basliyorsunuz. Yukaridaki selale ve cikarken olan manzara herzaman ki gibi harika bu park iceriginde avrupanin en buyuk buzulu olan vatnajokullu de barindiriyor. Buzul yuruyusu icin onceden yer ayirtmadigimiz ve bayagi da usudugumuz ve fiyatlarin da pahali olmasindan dolayi uzun bir yuruyus yolundan sonra iki taraftan da yakinina kadar gittik, bir yerden sonra tehlikeli oldugu icin ulasmak mumkun degil, bu arada park girisi ucretsiz.


Jökulsarlon (buzul gölü), Bir sonraki duragimiz James Bond filminden de gorulebilen bir buzul golu. Yazin buzlar eridigi icin yuzen buzlarin oldugu bir gol ama kisin James Bond filmindeki sahneler tekrarlaniyor. Gol tamamen buz tutuyor. Renkler beyaz ve buz mavisi. Mevsim itibariyla buz magaralari erimis durumda. Avrupa’nın en büyük buzulu Vatnajökul’dan kopan kütleler denize dökülmeden önce doğal bir lagünda toplanıyor.

Svartifoss ve Skaftafellsjökull, Avrupa’nın en büyük buzulu olan Vatnajökull’un sınırlarında. Buzul kalınlığının ortalama 400-600 metre olduğu Vatnajökull’un ölçülebilen en yüksek yeri 950 metre. 1 numaralı otobanı takip ederek, Skaftafell’e devam ettik. Ulasal Parkın girişinde bir tesis ve kamping alanı bulunuyor. Alışveriş imkanın da olduğu tesisin çevresi küçük bir müze gibi. Hem bölge hakkında bilgi var, hem de yürüyüş rotaları ve uzaklıkları ile ilgili bilgi mevcut. En üzücü şey ise 1960’larda bölgeye gelen ve bir daha bulunamayan İngiliz dağcıların, 1990’larda bulunabilen malzemeleri. Yürüyüş için ise kimseden yardım almaya gerek yok. Uzaklık ve güzergah son derece belli ve her yerde tabelalar var. Bizim ilk yürüyüşümüz yaklaşık 3,5 kilometre uzaklıktaki Svartifoss’du.Türkçe Kara Şelale anlamına gelen ve 20 metre yüksekliğe sahip Svartifoss, ismini şelaleyi çevreleyen siyah bazalt lav sütunlarından alıyor. Bu yürüyüşün ardından tesise geri dönüp, ters istikametteki Skaftafellsjökull buzuluna gittik. Jökull İzlandaca buzul demek ve adada 5 büyük buzul bulunuyor.Skaftafellsjökull ise buzul yürüyüşlerinin yapıldığı turistik bir bölge.



Jökulsárlón: Daha sonra Vatnajökull Ulusal Park’ı sınırlarında ama daha doğuda olan Jökulsárlón’a gittik. Skaftafell ile arası araba ile yaklaşık 40 dakika. İzlandaca buzul, nehir ve lagün kelimelerinden oluşturulmuş. Lagün, okyanustan 1,5 kilometre içerde ve yaklaşık 18 km2’lik bir alanı içine alıyor. Göl 248 metre derinliği ile İzlanda’nın en derin gölü. Buzuldan kopan parçalar buradaki lagün üzerinden Atlas Okyanus’una olan yolculuklarına başlıyorlar. Buzuldan koparak göle taşınan aysberg (buzdağı) parçalarının “buzul mavisi” dediğimiz renkleri arasında dolaşmak gerçekten bir rüya alemine dalmak gibi.

 Aksam icin kaldigimiz hostel detaylari asagida:
Hostel Reydarfjordur
**Address**: Reyšarfjöršur, Iceland / Vallargerši 9 and 14 / Reyšarfjöršur / Phone: +354 892-0336 / E-mail: reydarfjordur@hostel.is
**Dates** Check-in: 16/08/13 / Check-out: 17/08/13 / Nights: 1
**Summary** Room details: 1 Private Room 3 beds / Subtotal: 13800.00 ISK

IZLANDA GEZISI Day1 - 20130815 - Thu


Sabah, yakindaki supermarket’ten aldigimiz kahvaltiliklarla hizlica yaptigimiz kahvaltidan sonra, yola cikiyoruz. Istikamet otobus’le Hertz Iceland ofisini bulmak. Sehri gezdikten sonra ortaya iki olasilik cikiyor. ya kendiniz araba kiralayacaksiniz ya da turlara bol bol para bayilacaksiniz. Biz araba kiralamayi tercih ettik. gezeceginiz yere gore araba secimi yapmak gerekiyor. ulkenin ic kisimlarina yani bazi lav tarlalarina 4x4 olmayan kiralik bir aracla giris yapmaniz yasak. ama 4x4lerde oldukca pahali. Gerci Ay yuzeyini andiran, hatta aya gidenlerin deneme yuruyusu yaptiklari yerlere gitmek icin tek yol 4 X4  ama fiyatlar yuzunden biz normal bir araba kiralayip turumuzu ona gore ayarladik. Adanin tamamini dolasan bir ring road var, biz de guneyden dogu ve kuzey ve bati ve guney olacak sekilde donecegiz.
Ek olarak benzin diger avrupa sehirleri ile yaklasik ayni fiyat.
Biz arabayi herzaman oldugu gibi ucuzcu Alman sitesinden, billiger-mietwagen.de’den kiraladik.
Fiyatlar ve tarihler asagida:
Ihr Mietwagen:     Toyota Aygo oder aehnlich, 2 Türer, CarDelMar Gruppe MBMN
Versicherung:     Haftpflicht 392.000.000 ISK; Vollkasko ohne Selbstbeteiligung; Diebstahl ohne Selbstbeteiligung
Preis:     255,01 EUR
Lokaler Partner: Hertz Iceland
Wagenkategorie: über CarDelMar (Buchungsnr.: 1961007) Toyota Aygo oder aehnlich; 2 Türer; CarDelMar Gruppe MBMN
Anmietung: Do, 15.08.2013, 08:00 Uhr in Reykjavik (Reykjavik - Flugvallarvegur 5 101 Reykjavik - Telefon: 00354-522-442)
Rückgabe: Mo, 19.08.2013, 06:00 Uhr in Reykjavik (Reykjavik Internationaler Flughafen - Telefon: 00354-522-4430)
Tage: 4

Hertz havalimani yakinlarinda (sehir icinde olan eskisi). Islemleri hallettikten sonra yola cikiyoruz. Bugunku rotamiz kisaca soyle:

Golden circle: thingvellir, geysir ve gullfoss (skalholt  ve laugarvatn)

Strokkur: Burada biri büyük, diğeri küçük iki tane gayzer var. Türkçedeki gayzer kelimesi İzlandalıların verdikleri isimden türetilmiş. Fay hatları veya volkanik kırıkların olduğu bölgelerde görüyor. Su belirli bir alanda ısınınca, patlama yapıyor ve bu kaynar su yeryüzüne fışkırarak çıkıyor. Buradaki en büyük gayzer 6-8 dakikada bir patlıyor ve 20 metre yüksekliğe kadar çıkabiliyor. Fakat hiç ıslanmıyorsunuz, fışkıran su sıcaklığın etkisi ile buhar oluyor. Sadece sıcak bir esinti geçiyor. Suyun kükürt oranı çok yüksek olduğu için bozulmuş yumurta gibi kokması tek kötü yanı.

Geysir: izlandanin en cok turist gecen fenomenlerinden biri. yerden metrelerce yuksege fiskiran kaynar su ve sulfur kokusu burayi diger turistik yerlerden ayiryor. yaklsik uc tane geysir var. en buyugu kendini etrafindaki tursit kafilesi ile belli ediyor. herkes su fiskiriken resim cekebilmek icin pusuda bekliyor. giriste para falan odemeye gerek yok.

Gulfoss: geysiderden sonra ikinci durak izlandanin en buyuk selalesi . gorulmeye deger ve giris parasiz.Gullfoss, “altın şelale” anlamına geliyor. Diğer şelaler gibi Gullfoss da buzullardan besleniyor. Üzerindeki akıntı çok güçlü. Gürül gürül bir sesi var. İnsan yanındaki duymakta zorlanıyor. Tektonik hareketler sonucu oluşan şelalede nehrin güzergahı değişmiş. Düz akan nehir bir kilometrelik bir kırılma ile sağa doğru keskin bir dönüş yapmış. Buradan sonra küçük basamaklar halinde aşağıya akıyor. Sonra nehir aniden bir catlakla karşılaşıyor. 20 metre genisliginde ve 2,5 kilometre uzunlugundaki bu catlaktan su 32 metreden asagiya dusuyor Düştüğü çatlak bir duvar gibi önünü kestiği için çarpan suyun bir kısmı debinin kuvvetinden nedeniyle geri yükseliyor

Thingvellir: ilk izlandalilar gocmen norveclilerden olusan bir topluluk oldugu icin burada iskandinav geleneklerini surdurmusler. aralarinda etkilesimi saglamak ortak kararlar almak amaci ile althingi adnda bir komite kurmuslar. althingi avrupadaki ilk parlemento ms 930. izlandalilar hristiyanligi da ilk burada hic kavga veya savas vermeden kabul etmisler(sadece pratik nedenlerle) ama ayni zamanda eski viking geleneklerini ve inanclarini da yatak altindan devam ettirmisler. buranin bir diger onemi amerika ve avrupayi birbirinden ayiran kontinantal plaka isareti. bu dogal parka da giris parasiz. Bölgenin ismini Türkçeye çevirdiğimizde meclis alanı anlamına geliyor. Karşılıklı iki bazalt duvarın olduğu bölgenin akustiği çok iyi. Bundan dolayı 930-1798 yılları arasında meclis olarak bu bölge kullanılmış. UNESCO Dünya Mirasları listesinde olan Þingvellir’in diğer bir özelliği ise Kuzey Avrupa ve Avrasya plakalarının ayrıldığı yer olması. Her sene birbirinden uzaklaşan bu plakalar karşılıklı iki duvar gibi yükseliyor.
Biz geldigimizde kuvvetli bir yagmur altinda gezdik ama birbirinden ayriman Kuzey Avrupa ve Avrasya plakalarini gormek priceless’ti 

Singvellir – Laugarvatn: Singvellir ve Laugarvatn arasında bulunan saklı volkanik bölgeyi görmeye gidiyoruz. Volkanik hareketlilikten oluşan mağarayı geziyoruz. Burada dalis imkani da var. Amerika ve Avrupa kıta plakalarını ayıran devasa çatlakta kristal sularda hayatınızdaki en farklı şnorkel deneyimini yasayabilirsiniz. Silfra Çatlağını ziyaret etmek mumkun, opsiyonel olarak çatlağa dalış da yapabilirsiniz.

Laugarvatn:  Yol ustunde olmadigi icin ziyaret etmedik. Laugar izlandaca gol havuz anlamina geliyor. burasi da ilik golu ile unlu kucuk bir kasaba. althingde hristiyanligi kabul eden bazi hristiyanlar oradaki suyu soguk bulmuslar ve bu kasabaya gelip burada sicak suda vaftiz olmaya karar vermisler.o yuzden bu radaki gol kutsal sayiliyor. ama ne yazik ki icerigindeki koli basili yuzunden biz gittgimizde yuzmeye kapali idi.

Hekla: bilnen ilk patlamasi 1104 sonra 1947 de ve 1970 patlamis izlandanin en buyuk ve en tehlikeli dagi. buraya avrupali gezginler hellsgate(cehennem kapisi) adini vermisler. biz ise daha cok sogumus lav tarlalari ile karsilastik. 4X4’unuz yoksa degmeyecek bir deneyim. Eger 4x4 kirlarsaniz dagin etrafinda thors gate denilen doga harikasi vadiye ulasirsiniz. biz bir yere kadar bizim dandik arabayla gittik sonra yururuz dedik ve tam olarak oraya neden thors gate dediklerini anladik. o kadar sert esen bir ruzger var ki beni nerdeyse havaya ucuruyordu. gerci yandaki arkadas thora kufrettin ondan oluyor falan dese de siz siz olun ya turla yada 4x4 ile buraya gidin.

Thjodveldisbaer: Burayi da atladik. burasi eski uzeri cimenle kapli eski 11 yy. izlanda yerlesimlerini baz alarak insaa edilmis ve icini gezebileceginiz bir muze.giris 10 euro .

Eyjafjallajokul: pek fazla bir sey demeye gerek bjork ve sigur ros dan sonra izlandanin en unlu yuzu. hekladan ana yola cikip guneye vik'e ve troll kayalarina dogru yol alinca yol kenarinda tum hasameti ile duran dag(hekladan oldukca kucuk). biz daga cikan turlara katilmak istemedik cunku cok pahali idi sadece yol uzerinden sekilli fotosunu cektik sislerin arkasindan.

Seljalandsfoss: Çok uzaklardan bile insanı cezbeden ve yoldan çıkıp yanına gitmek istediğiniz Seljalandsfoss. Anlaşılacağı üzere foss, şelale anlamına geliyor. Seljalandsá nehrinin 60 metreden düşmesi ile oluşan şelalenin en güzel tarafı ise arkasından geçebilmeniz. Şelalenin etrafından dönerken insan kendini filmde gibi hissediyor. Arkasında veya yakınlarındayken yanınızdakini duymanız mümkün değil. Diğer şelaler gibi çok kuvvetli bir debisi var. Vik’in 30km batisina dusuyor route1 uzerinde. Kesinlikle atlanmamasi gereken bir selale, her daim uzerinde asili duran gokkusaklari ile unlu. Buradan yaklasik 40km batida Seljalandfoss'u da gormek lazim.

Skógafoss: Son olarak 25 metre genişliği ve 60 metre yüksekliği ile Skógafoss. Bu devasa şelaleden geriye sadece ufak bir dere kalıyor. O kadar yüksek ve güçlü ki suyun büyük bölümü havada iken kayboluyor. Bu sayede eğer hava açık ise iç içe geçmiş gökkuşakları görmek mümkün oluyor.

Landmannalaugar yolunda Alev Yarığı çıkacak karşınıza. Burasi da bizim zaman darligi ve 4X4 eksikliginden atladigimiz bir yer. Otoyol çok derin olmayan akıntı dereleri içinden geçip, jeotermal havuzlara ulaşıyor. Temmuzun 15 dereceye ulaşan sıcağında yeterince ısınamayan turistler bu havuzlara atlayıp ısınıyor. Uzakta 10 yılda bir patlayan Hekla Volkanı görülüyor.


Gun boyu yesil kirmizi ve kahverengi renklerinin en canli tonlarini gormekten mest olmus bir sekilde ufak VIK kasabasinda bulunan hostel’e variyoruz ve Hostel Puffin’in de zor bela buldugumuz odada kaliyoruz:

Property Name: Hostel Puffin
**Address**: Víkurbraut 24a-26, 870 Vík, Iceland.  (+ 354) 487 1212 / E-mail: hotellundi@islandia.is / www.hotelpuffin.is
**Dates** Check-in: 15/08/13 / Check-out: 16/08/13 / Nights: 1
**Summary** Room details: 1 double - 1 single / People: 3 Cost per person: 6000 ISK .

Hostel inanilmaz sevimli eski bir evin, hostel’e cevrilmis sekli. Odalarin sekilleri ve mutfak cok guzel. Makarna ve ton baligi (ve meyve)’den olusan hep ayni menumuzden sonra uzun bir uyku cekiyoruz.

IZLANDA GEZISI Day0 - 20130814 - Wed

WOW Air’in indirimli ucagi ile Reykavik’e inerken manzara daha evvel karsilasmadigim sekilde, volkanik daglar tepeler ovalar. Ilk is havalimanindan sehire beni goturecek FlyBus transfer otobusune biniyorum (1,950 ISK tek yon /3,500 ISK return). 40-45 dakika civarinda, ufacik bir sehire vardi otobus, yollari bozuk, insaat halinde, yagmurdan camur olmus bir sehir. Otobus’ten inip aksam kalacagim otelin yolunu tutuyorum, hava soguk ve iyi de yagmur yagiyor.  Domus Guesthouse (45, Reykjavik, 101, Iceland / Telephone: +354 5716202 / Email: domus@hotelgardur.is) sehir merkezinde en ucuza buldugum hostel. Gelecek olan arkadaslarla kisi basi 26Euro odeyecegiz, 6 kisilik odada kalmak icin. Kahvalti 1400 ISK ama kahvalti darken musli ve sut ve kahve.
Hostel’e esyalarimi biraktiktan sonra ilk isim yagmur altinda sehiri turlamak. Otobus’le gelirken sehir cok kucuk gozuktu gozume, gercekten de oyle cikiyor. Daha evvel okudugum, nerede neler vardir rehberindeki her turlu anit ve kilise vs’yi gormem bir kac saatimi aliyor max.

Izlanda Ingiltere’nin kuzeyinde groenland’in da guneyinde kalan ismini norvecli bir denizcinin adaya gelmeden buyuk bir buz yigini gormesi sonucu alan ada. Ilk yerlesimciler kimilerine gore cogunlukla irlandadan gelen ve sessizlik arayan papar adli kesisler. sonradan norvecli denizcilerin ada hakkinda bildiklerini norvec de anlatmalari sonucu ulkeden buraya cogunlukla erkek denizciler akin etmis. ilk yerlesimci ingólfr arnarson. eger yanlis hatirlamiyorsam adaya ismini veren de bu eleman. erkek denizciler bolca irlandaya dadanip kendilerine buradan 'es' almislar(kacirmislar). son zamanlara da yapilan genetik bir arastirma sonucu erkeklerin atalarinin yuzde sekseni norvecli iken kadinlarin yuzde altmisi kelt kokenli. Dolayisi ile viking kelt karisimi bir kultur var, ilginc bir sekilde ilk yerlesimciler yaptiklari hersey sagalar halinde book of settlement ta toplamislar. kullandiklari dil eski viking diline en yakin dil oldugu icin ve norvecin onde gelenleri ilk yerlesimciler oldugundan iskandinav ulkelerin tarafindan genelde saygi ile karsilaniyorlar izlandalilar.
Diger rakamlarla, 108.000 km2lik yüzölçümüne sahip, 270.000 nüfuslu, (bkz: jeotermal enerji)yi ilk defa enerji üretmede kullanan, ordusu olmayan buzlar ve ateş ülkesi. Rejkavik ülkenin baş şehri ve 170.000 nüfusa sahip. Gündüz boş. Hafta içi boş. Hafta içi gece boş… Cuma Cumartesi gece 11 sabah 8 arası ise sanırım sadece meydandaki nüfus bayagi kalabalikmis ama gormeden inanamadim.
İzlanda dünyanın Japonya ile beraber en pahalı ülkesi; balıkçılık % 70, turizm ise % 30 ülke getirilerini oluşturmakta… Fiyatlara ornek olarak, bir biranın gece 10+ euro bir kahvenin 6+ Euro olduğu, standart bir otelde gece konaklamanın 70-100 eurolardan başladığını bilmekte fayda var, bir de otel’lerde yer sorunu oldugunu soylemek lazim, sadece yazin gelen turist icin ekstra kapasiteli ulke genelinde hostel’ler var ama otellerde kapasite arttirimi olmadigi kesin, arabada uyuyan gordum.
Izlanda dedigim gibi cok pahali, en cok para harcadigim geziler arasinda (tabii su anda bir ekonomik kriz yoksa) Paris’ten bile pahali dersem, gezginler anlar sanirim.

Reykjavikte gorduklerimi/gorulecekleri soylemeden once gelir gelmez bir welcome card edinmenin gerekliligine dikkat cekmek isterim, bu kart size sadece muzelere girisi degil spalara ve hatta otobus kullnamini bedavaya getiriyor. hatta bir cok yerde de indirim sagliyor. http://www.visitreykjavik.is/…bid-113/355_read-1389

Reykjavikte gorulecek yerler pek fazla degil :

National museum: Giris welcome kart ile bedava . burada izlanda kulturunun yani sira izlanda halkinin genetik yapisi ve yerlesimcilerin yasayisi hakkinda genis bilgiye ulasmak mumkun.

Perlan / Saga Museum : Giris parasi ne yazik ki welcome kart dahilinde degil. oncelikle perladan bahsetmek gerek. burasi 4 buyuk kolonun kubbe ile birlestirilmesinden olusmus bir yapi. kolonlarin 3nun ici sicak su ile dolu ve sehrin sicak su ihtiyaci buradan saglaniyor.kubbeye dogru yukari ciktiginizda perl adli hos ve oldukca pahali cafe ve restourant var. buradan ayrica sehre kusbakisi bakmak da mumkun. 4. kolon ise saga muzesine ayrilmis. saga muzesi daha once de belirttigim book of settlement da gecen hikaye kahramnlarinin mumdan heykelerinin mulundugu bir muze. burada heykellere dokunup etraftaki kiliclarla oynamak ve tabiki kostumleri denemek cok eglenceli. kucuk bir muze ve COK pahali ama eglenceli.
Hallgrims Kirkja (Ana Kilise) ve Leifur Eriksson Heykeli :Izlanda da kiliseler oldukca degisik futuristik yapilar. burada kuleye cikilip sehrin tamami izlenebilir. kuleye cikis parali idi. heykel kilisenin onunde ve gun batimi degisik acilardan fotografi cekilince insana kendini sanatci hissetirecek kareler yakalanabiliyor. Kilisenin icindeki org cok ozel. Dinlenesi gerek
Laugardalslaug & spalar : Kahve muhabbetinin Izlanda versiyonu, nereye gidelim sauna’ya, spa’ya. Izlanda kulturunde spa ve sicak su havuzlari o anlama geliyor. buaralr halkin gun bitimi ya da haftasonu toplanip lafladigi arada spor yaptigi satranc oynadigi yerler. Sehrin en unlu ve eski spasi laugardalslaug. izlanda suyu oldukca fazla sulfur icerdigi icin spa oldukca yipranmis gorunuyor. onun disinda burasi welcome kart ile bedava girilecek yerler arasinda.

Yagmur altinda delik desik sokaklari olsa da sehir (kasaba bence) biraz avrupa biraz iskandinav karisimi bir yapiya sahip. sehri cok begendigimi soyleyemeyecegim. ama otobus duraklarindaki koltuklari bile isitiyorlarmis(sicak su nerdeyse bedava) ve ayrica da kilise mimarisi cok ilginc bu bakimdan oldukca etkilendigimi soyleyebilirim. sehirde soguk su yerin altindaki pinarlardan sicak su da geysirlerden ve sicak su kaynaklarindan geliyor. bu bakimdan soguk akan su icilebilir iken sicak akan su oldukca fazla sulfur iceriyor(ozellikle cilde cok faydali olmasina ragmen saclari mahvediyor).

Benim ilk gun yaptigim, galiba herkesin de ilk veya son gune biraktigi ideal aktivite, inanilmaz fiyati ile Blue Lagoon :.Izlandanin en unlu spasi aslinda elektrik santrali. yer altinda cikan sicak su kullaniliyor sonra buradaki guzellik merkezine aktariliyor. bu su yuksek miktarda silica ve sulfur iceriyor. hafnafjordurda olmasina ragmen ozel otobuslerle buraya ulasmak mumkun (Reykjavik – Blue Lagoon sonra da oradan havalimani seklinde). Bu otobuslerin saaterine ve fiyatlarina otel veya hostel(gasthaus) resepsiyonlarindan ulasmak mumkun. Yol yaklasik 40 dakika suruyor Reykjavik’ten. Giris fiyatlari cok pahali 30 euro kart mart gecmiyor.
burada yuzunuze maskeler yapip, havuzda takilip saunaya veya dinlnem localarina ugrayabilirsiniz. http://www.bluelagoon.com/

Bu jeotermal kaplıcanın suyu açık mavi renkte. İsmini de suyun renginden alıyor. Lagün jeotermal santral olan Svartsengi’den 2 günde bir gelen su besleniyor. Kızgın su, elektrik üretmek için türbinleri çalıştırmak için kullanılıyor. Su türbinlerden geçtinte sonra, bir bölümü Reykjavik’in sıcak su ihtiyacını karşılamak için ısı değiştiricisinden geçerek şehre pompalanıyor. Bir bölümü ise Blue Lagoon’a gönderiliyor. Tesis çok modern. Girerken size bir bileklik veriliyor. Üstünüzü değiştirip, eşyalarınızı dolaba bu bileklik ile kilitliyorsunuz. Ayrıca lagünde geçirdiğiniz süre boyunca yediğiniz ve içtikleriniz yine bu bilekliğe işleniyor. Çıkarken okutup hesabınızı kapatıp çıkış yapıyorsunuz. Cilde yararlı olduğu söylenen beyaz bir çamur ücretsiz dağıtılıyor. Ayrıca sauna ve buhar banyosunu da ekstra ücret ödemeden kullanabiliyorsunuz. En keyifli şey ise hava yağmurlu ve karlı iken siz elinizde soğuk bir içecek ile sıcacık suyun içinde keyif çatıyor olabilmeniz. Ben Blue Lagoon’a gittiğim de hava acayip soguk ve yagmurluydu, sicak bir suya puslu ve yagmurlu bir havada girmek bir keyif. Fiyati pahali olmasina ragmen, havuzda hareket edecek yer yoktu ki cok buyuk bir outdoor havuzu var.